BEYAZ ET FESTİVALİ İLE ALAKALI BİR YAZI
Beyaz et deyince nedense hep tavuk geliyor akla… Biraz da besi tavuklarının tüylerinin beyaz oluşundan olsa gerek. Gerçi besi hindileri de beyaz tüylü ama onlar daha az akla geliyor.
Benim aklıma, bir zamanlar atacak yer bulunamayan, şimdi ise piknikçinin ve elbette benim gözbebeğim, kanatlar gelir, hepsinin öncesinde…
Meslekten mi, sezondan mı, festivalin her şeyini görme şansımız olmadı. 40 gün kümeste yiyip içip yatan hayvanların, tavuk yakalama yarışmasında kullanılamayacağını öğrendik; tuzluk gibi oturmalarından.
Delik deşik edilen yollar yüzünden bozulan moralimize karşılık Başkanın bize Gülben’i takdir, takdim, takdis ya da her neyse edişiyle moralimiz yerine gelir diye umduk…
“Kesip de tüylerini bari yoluverseydiniz, kadıncağız hediyesini nerde besleyecek, zaten ömrü de az” dedik içimizden, gelin giderken Ayşe… (besi tavuğuysa eğer)
Tarkan’dan daha büyük kalabalık vardı sanki; festivalin yerinin ve özellikle de reklamın önemini anlattı bize bu önerme…
Havai fişekleri uzaktan seyredebildik, Bengü’yü görsün diye omuz verdik çocuklarımıza…
Kızlar güzel güzel yürümüş podyumda, tüh be onu da kaçırdık… (gereksizdi zaten)
Yarım gün de kırmızı ete ayırsak keşke, beyaz kendini yalnız hissetmezdi, ne güzel olurdu…
Böyle günlerde caddenin kapatılması iyi fikirmiş dedik, yürürken arkamızdan çalan korna sesiyle…
Beyaz et festivalinin her yıl artık bu meydanda yapılacağını düşünürsek, bu insan selinin arabasıyla gelmesi sonucu çıkacak keşmekeşi de hayal etmedik değil, fırsattan istifade…
Arabasıyla gelen bu insan selinin, yapılması planlanan yer altı otoparkına girişinin çıkışının ve bu durumun diğer arterlere yapacağı olumsuz katkıların ne şekilde olacağını hesaplamak için fırsat olan bu iki günde, bilimsel bir çalışma yapıldı mı, yapılabilir miydi acaba dedik, kendi kendimize…
Bu meydanın batısından yol geçmesinin, meydana etkisi olumsuz olacak sanki diye geçirdik içimizden, kimselere söylemedik…
Her ne kadar eksikleri olduğunu düşünsek de, organizasyona şapka çıkarttık, sonra hemen giydik, güneş vardı zira…
Sevelim Sevilelim, (bu) dünya bizim, kokutmayalım…
Afiyetle…
Haftanın Anketi (evlenecek çağda oğlu olan bayanlara özeldir):
Beyaz et festivalinde güzellik yarışmasını nasıl buldunuz
a) Bulamadım
b) Ben ne bulacağım, oğlan kendi bulsun
c) Hamamda görmeyince içime sinmedi
d) Amaaaan! Bunların gözü yukarda olur, neme lazım ay oğul







