İLK ÖNCE ATACAN SONRA TUTACAN

Durmuş Şahar

     Sahamızda oynadığımız G.Antep Belediye maçı her açıdan irdelenmesi gereken bir maç oldu. Geçen hafta dış sahada oynadığımız Akhisar Belediye maçı belki de bu haftaki maçın ilk sinyallerini veriyordu. Pozisyonu az, orta sahada geçen beraberlik maçı havasında başladı ve bitti. İlk yarıda Veysel’in direkteki topu ve seksenlerde Atacan’ın çıkarttığı o pozisyon. Akhisar ilk köşe atışını 44. dakikada kullanmış. Yani onlarda beraberliğe razı ve aman bir kaza gölü yemeyelim edasındalar. Tamam, o maç orada bitti. Rakipten alınan bir puan, ikili averaj avantajı ve üstten kopmamak adına kabul edilebilecek durumdur. Bu maça gelince, tribünler fena değil dolu sayılır, eh sahada çok anormal değil, seyirci vur kır bu maçı al diye de başladı ve tezarrauta devam etti. Peki, sahada ne oldu? Biz sahamızda bu maç hariç kalan altı maçta 3’er puan alamayacaksak nasıl süper lige çıkacağız? Doldur boşalt ve oyunu sahamızda kabul edip ani akınlarla sonuca gitmek istersek bu tip puan kayıplarına daha çok alışmamız gerekebilir. Devre arası yapılan transferler, alınan yabancılar bize yarım sezon için gerekli oyuncular, herkes biliyor ki süper lige çıkarsak bu takımın neredeyse tamamı değişecek. O halde niye orta sahaya şöyle ayağa top yapan oyun kuracak şef pozisyonunda birileri alınmaz veya kiralanmaz. Hep para ve bütçe hesabıyla iyi futbol oynayıp süper lige çıkacak takım konumunda olup sonuç gelmeyince bu ligde, böyle maçları seyretmeye mahkûm oluruz. Rakip takımın bir üst takımı süper ligde, seyirci sayıları belli kendileri de çıksa ne olur, çıkmasa ne olur. Bu edayla üzerlerinde baskı olmadan futbol oynamaları, kendilerini gösterme çabaları hırs ve mücadeleleri normal. Biz ne yapıyoruz? Maç oynanmadan kazanılmaz sözü bu maçta kanıtlandı. Saha iki takım için aynı, biz teknik takımız böyle sahalarda iyi oyun oynayamıyoruz desek öyle değiliz, mücadele çok, sonuç yok. Adamlar hem mücadele ettiler, hem de top oynadılar. Bizim ilk yarıdaki karambol ve 0-1 den sonraki Kenan Özer’in altı pastan dışarıya şuttan başka pozisyonumuz yok gibi. Rakip ise hem oynadı, hem şut attı, hem de pozisyon buldu. Kalede Atacan yapacağının en iyisini yaptı ama iki savunma oyuncumuzun üzerinden geçen topu rakip kafayla uzak köşeye şandelleyince artık onunda yapacağı bir şey kalmadı. Kalecimiz dâhil savunma oyuncularımızın özverili mücadelesi gole engel olamadı. Siz topu orta saha ve ileride tutamazsanız, rakibinizi oynatırsanız o gol olmaz ise öbürü olur. Biz rakibi bunaltıcı, baskın bir oyun topun bizde olmasını sağlayıcı taktik anlayışı ile sahada olamazsak, böyle çıkma ümidi olmayan takımlar bile gelip bizi iyi oyunla yenerler ve giderler. Biz de kaçan puanlara bakarak rakiplerin birbirlerini yenmelerini, puan kaybetmelerini bekleriz. Biz BOLUSPOR olarak kimseye bakmadan, kimseden medet ummadan kalan 13 maçta en az 30 puan alıp bu ligden kurtulmalıyız. Ama oynanan oyunu ve takımı görünce bunun sadece iyi niyetli bir beklentiye dönüşeceğini, gerçekleşemeyeceğini görür gibi oluyorum, umarım yanılırım. Çünkü gerçekten Akhisar ve özellikle bu Antep Belediye maçları benim takım ve hoca hakkındaki düşüncelerimi, beklentilerimizi biraz zaafa uğrattı. Dış sahada Adana ve Elazığ, iç sahada Göztepe ve Kasımpaşa maçları şu önümüzdeki 4 haftanın ne kadar önemli ve kritik olduğunu gösteriyor. Bu 4 maçtan alınacak 10 puan bizi şampiyon yapar. Yoksa yine çok saç baş yolup bu alamadığımız 3 puanları ararız. Bizim bir maçta 7 gol atmamız değil her hafta en az 2 gol atıp 3 er puanları hanemize yazdırmamız gerekiyor. 21 maçta 8 galibiyet, 10 beraberlik, 3 mağlubiyet fena olmamakla birlikte şampiyon olmak adına bizim galibiyet sayılarımızı arttırıp, beraberliklerimizi bu sayıda tutmalıyız. Yani önce atacaksın sonra zaten Atacan diğerlerini tutar. İyi haftalar.

Yorumlar

Acar muhabir mahocan isbasinda