Boşuna Gelin-Güvey Olmuşsuz

Durmuş Şahar

Bu maçı yazmak, bu maç hakkında yorum yapmak abesle iştigaldir. Neden mi?
Eğer stadyumda olsanız ve maçı 90 dakika seyretseniz zaten ne demek istediğimi yaşayıp anlarsınız. Mersin İdman Yurdu maçından sonra biz bu film belki bitmemiştir devamı olabilir demiş ve çıkmayan candan ümit kesilmez atasözümüzü paylaşmıştık. Ama bir şeyi unutmuşuz maç sahada oynanmadan kazanılmıyormuş. Bize Pazar günü futbolcu arkadaşlarımız bunu tüm açıklığıyla gösterdiler sağ olsunlar ( bir ikisi hariç) . Tamam gölü yedin daha var bir saat sizler bu sezon en fazla gol atan ekiplerdensiniz, diğer kentlerden şakır şakır gol haberleri geliyor, seyirci sizi canlandırma derdinde sezon gidiyor, ha gayret ama nafile ataklar ah vah derken TKİ maçı olmuş 3-3. Altay mağlup, yandan Kartal sporcularına yavaş yavaş hareket edin, fazla çıkmayın diyen teknik ekipleri ama biz bir şeyi unutuyoruz bize gol lazım değil ki bu sonuç bizim işimize yarıyor ha öyle mi? Ne galibiyeti, sen bir beraberlik golünü atta sonra bakarız ikinci gole işte maç öyle al gülüm ver gülümle bitti, bizler boşuna tribünlerde diğer maç sonuçlarıyla ilgilenip, ilk altı hayalleri kurup, son dakikalarda atarız diye bekledik. Zaten sezon bitmişte haberimiz yokmuş. İyi mi oldu, belki de iyi oldu haybeye 2 maç daha umutla belki çıkabilir miyiz diye kafamızı kuma gömecektik ve 15 gün daha oyalanacaktık. Hüsnü Hoca’mızın takıma vereceği gazda maalesef bir haftalıkmış, 3 maç 1 galibiyet, iki mağlubiyet Bolulu hocalarımız daha kötüsünü yapamazdı sanırım, en fazla 3 mağlubiyet olurda. Evet, önümüzde koskoca bir yaz var, kongre kararı alındı bakalım kimler çıkacak sahneye yeni yeni başrol oyuncuları, figüranlar, yeni bir senaryo ve ağustos ayında motor. Biz bu filmi artık bu şekilde seyretmek istemiyoruz. Adam gibi yönetmen, iyi oyuncular, güzel bir sezon istiyoruz. Daha nice 20 seneler olmasın, play-off tan çıkan 3. takım kim olursa olsun Samsun, Mersin ve o takım dan daha fazla hak eden bizdik ben buna inanıyordum ama takım inanmıyormuş. Bu son maçta bunu maalesef gördük. O sene bu sene olmalıydı. Olmadı, hayat devam ediyor ama bu sinir ve bu kahır kolayla geçmez. Umarım yeni bir yapılanma bize yeni umutlar verir de gelecek sezona sanki bu 2010-2011 sezonunda Bank Asya’ ya yeni çıkmış ilk yılımız ikinci yılımızda süper lige çıkarız diyerek sıfırdan başlayalım. Yoksa bu sezonun bu hayal kırıklığı bize öbür yıllarda çok pahalıya patlar. Galatasaray dan bile kötü oluruz. Yönetime kim gelirse gelsin bize karakterli onuruyla forması için oynayan antrenörler ve futbolcular, yenilmeyi hazmedemeyen bir takım oluştursunlar. Bir sezonluk değil çıkamasak bile Bolu spor’ a hizmet edecek ve giderken de para kazandıracak, eleğini asmış değil geleceği olan futbolcular getirsinler onlar hata yapsalar bile affedilebilirler. Ama bir yıllık gelip iş yapmayan parasını tam alan ama gidince de bize hakaret eden, formasını yere atan adamlarla şampiyon olsak da kısa vadeli başarılı olunur ama kalıcı olamayız. Bunun Bank Asya da ve süper ligde örnekleri çoktur, Kasımpaşa, Buca, Konya bu kurala uymayanlardan Karabük ise meydanda. Bizim ligde TKİ örneği ve Altay örneği ne demek istediğimi anlatır sanırım. Yazı uzadı yaz boyunca bunlardan bahsederiz nasılsa ama Bolu spor’un yapamadıklarını görüp diğer takımların yaptıklarına bakınca futbol olarak biz niye yapamadık deniyor maalesef. Bizim bakanımız yok ki lafı da züğürt tesellisidir. Biz taraftarlar, yönetim, teknik ekip, futbolcular olarak inanmışlığı görelim zaten gereken destek verilir. O zaman işin siyasi yanına bakmayız bile kendi ipimizi kendimiz keseriz. Eskişehir final maçı ve Unakıtan olayı hariç o maçta Bolu spor’u herkes gördü kaybedecek isek öyle kaybedelim, Gaziantep büyükşehir belediye maçı gibi değil.
Güzel günler göreceğiz çocuklar, aydınlık güzel günler dileğim ile.